Meet Viell Member: Emel Balcı

MEMBER NEWS

İşine aşık bir mimar ve Viell üyesi Emel Balcı ile keyifli bir sohbet.

 

Mimar olmanızın yanında eğitimci yönünüzü de göz önünde bulundurursak geleceğin mimarlarına tavsiyeleriniz nedir?

Meslektaş adaylarımla iç içe olabilmek, deneyimlerimi aktarabilmek ve çalışma hayatlarında bir bakış açısı yaratabilmek beni çok heyecanlandırıyor. İstiyorum ki mesleğimize sahip çıksınlar, mesleğimizi çok sevsinler ve benim gibi büyük bir aşkla yapsınlar. Bu yüzden elimden geldiğince onları hem yönlendirmek hem de var olan projelerime isteyen öğrencilerimi de dahil ederek çalışma hayatının nasıl olabileceği konuşunda bir ışık olmak istiyorum. Bunun için tüm öğrencilerime aynı şeyi tavsiye ediyorum; farklılaşın, özgün olun ve gelişen dünyaya paralel vizyonunuzu geliştirin. Bunun için de; mimarlık tarihini çok araştırın ve öğrenin, günümüz mimarisini iyi tanıyın, çok gezin, merak edin, esinlenin ve çok çalışın. Zaten gerçekten işini çok seven ve isteyerek yapan her meslektaşım ve meslektaş adaylarım için bu maddeler başarının vazgeçilmezleri.

 

İcra ettiğiniz mesleğinizin eğitimini veren biri olarak, ülkemizde Mimarlık Fakültelerindeki eğitim anlayışını nasıl buluyorsunuz?

Serbest piyasada faaliyet gösteren firmamın yanında eğitimci yanım, misafir öğretim görevlisi olarak dışardan dönem dönem üniversitelerde mimari ve iç mimari proje derslerini vermeyi içeriyor. Bizim zamanımızdaki eğitimde de eksikliğini hissettiğim ve şimdi de aynı eksikliği gördüğüm bir nokta var ki, o da işin sadece çizimlerde veya teoride kalma kısmı. Bende yazları bir aylık staj süresi hayli yetersiz. Öğrenciler, çok daha fazla çalışma hayatında olmalı, öğrendikleri tüm malzemelerin ve detay çizimlerinin gerçek çalışma düzeninde nasıl uygulandıklarını görmeliler ki mezun olduklarında iş hayatlarına çok daha hazır, bilerek ve kendilerine daha özgüvenli bir biçimde başlayabilsinler. Çünkü mezun olunduktan sonra sudan çıkmış balık olma durumu var ki, bu da gençlerimizin hevesini maalesef kırmakta ve iş hayatlarında zorlanmalarına sebep olmaktadır. Benim öğrencilik yıllarımda keşke şunu da yapsaydım dediğim tek şey; keşke 1. sınıftan beri çalışsaymışım… Ben ilk çalışmaya başladığımda 4. sınıftaydım ve pratik yapmanın önemini o zaman anlamıştım.

 

Öncüsü olduğunuz ‘touching’ metodundan bahseder misiniz?

Türkiye’de bir trende öncülük etmek çok gurur verici. Artık sektörde ‘touching’ diye bir uygulama çeşidi oldu ve çok da kabul gördü. Nedir ‘touching’ yani ‘sihirli dokunuş’ metodu denilirse de; kırım döküm olmadan, nokta atışı seçimlerle ve hatta eski kullanılan mobilya ve ürünlerden faydalanılarak yaratılan yepyeni ve enerji dolu mekanları dekore etme yöntemidir. Aslında nasıl makyaj yaparken güzel bir makyajla çok daha çekici hale gelebiliyoruz, touching için de ben mekanlara kalıcı makyaj yapıyorum diyorum.

Cazip yönleri ise, genel dekorasyonun getirdiği mali yükün çok minimize edilmesi, mekanlarda inşaat havası olmadan yaşamın aynen devam etmesi, hazırlıklar ve imalatlar dışarıda ekiplerimiz tarafından hazırlandığından mekanda geçirilen zamanın en aza indirgenerek teslimatın yapılması. En son yaptığımız projede, müşteriyle tanışmamız ve işimizi teslim etmemizin arası 3 haftaydı ve bu 3 haftanın sadece son 3 günü biz evde işlem yaptık. Bu üç haftada salon, antre ve yatak odasına touching yaparak bambaşka bir görünüm elde ettik ve müşterimizi de çok mutlu ettik.

Touching’in püf noktası ise, müşteriyi çok iyi dinleyip analiz ederek tam olarak hayalini anlamak ve nokta atış, hızlı karar ve uygulamalarla hayallerini gerçekleştirmek. Bunu yapmak için de malzeme bilgisi ve eşleştirmelerine iyi hakim olmak gerekiyor çünkü var olan mekana makyaj yapıyor, daha uyumlu, çekici ve işlevsel hale getirmeye çalışıyorsunuz.

 

Vazgeçemediğiniz bir renk, form ya da doku var mı?

Renk olarak beni takip eden veya çalışan herkes bilir ki, antrasit rengini her projemde mutlaka konsepte uygun biçimde az ya da çok kullanırım. Tüm projelerimde mutlaka sanat eseri kullanmaya çalışıyorum. Özellikle yerli sanatçılarımızın heykel, fotoğraf ya da tablolarıyla mekanlarımızı zenginleştiriyoruz. Başka bir vazgeçilmezim ise kitaplar... Her zaman söylüyorum, kitaplar hem ruhumuzu hem dekorasyonumuzu besler ve mutlaka her mekanda kullanılmalıdır. Bir de mumlardan vazgeçemediğim doğrudur. Renkli, kokulu, desenli, dokulu mumlara bayılıyorum ve mutlaka projelerimde kullanıyorum.

 

Fırsatınız olsa nereyi yeniden tasarlamak isterdiniz?

Aslında çok cevabı olan bir soru bu… Kültürel yapısı ve tarihi eserleriyle çok zengin bir ülkemiz var. İstanbul’da yaşayan ve işine çok saygı duyan bir mimar olarak sanırım eski ve tarihi dokuyu bozan tüm yapıları ve dokuları tekrar tasarlamak isterdim. Ve tabii tabela kirliliğinden, tarihi yapılara yapılan garip eklentilerden kurtulmayı da çok isterdim.

 

2019’un tasarım trendleri nedir?

Huzurlu bir yaşam alanının en önemli noktası iç mekanın enerjisidir. Minimalist pastel renkler, 2019 ev dekorasyon trendlerinde yerini alırken toprak tonları ve griden siyaha giden renkler iç mekanlarını renklendirecek. Özellikle siyah veya antrasit gibi koyu renkler duvarlarda çok boy gösterecek. Koyu renklere neon renkler eşlik edecek ve tamamlayıcı unsurlarla ön planda rol alacaklar.

Ev dekorasyonunu duvar ile uyumuyla perdeler tamamlıyor. Bu yıl en az iki renkli fon perdeleri, yatay ve dikey geçişler camlarımızı süsleyecek. Moda sektöründe olduğu gibi ekose ve floral kumaşlar, duvar kağıtları, perdeler, döşemeler ya da kırlentlerde mekanlarımıza eşlik edecek.

Doğadan ilham alan tasarımların çoğunlukta olduğu mekanlarda hafif bir parıltıya imza atmak isterseniz, 2019'a damga vuracak detaylar arasında krom, pirinç ve bakır detaylar yer alıyor. Sabit ve hareketli mobilyalarda kullanılacak şık detaylarla çok daha etkileyici bir dekorasyon elde edilebilinir.

Yeşili evlere taşıyan dekor fikirleri gün geçtikçe artıyor. Farklı stil ve tarzları bir araya getirebilir, taptaze çiçekler ve dekoratif bitkilerle ferah bir karşılama atmosferi dizayn edebilirsiniz. Yeşil ile tartışmasız uyumu ahşap aksesuarlar sağlarken, bu yıl cam-ahşap-mermer-metalin bir arada kullanıldığı tasarımlar da ön plana çıkacak.